Deniz Feneri’nde şavullenen paraların… Çocukların kuyumcularla ortaklıklarının… Gemiciklerin… 2 milyar dolarlık servetle dünyanın en zengin siyasetçileri arasında 8. sırayı nasıl aldığınızın… Kombassan’ın, Yimpaş’ın… Şaban Dişli’nin Mir Dengir Fırat’ın… Eş, dost, akraba, çoluk çocuk üzerinizde görülen paraların hesabını veremiyorsanız ne yapacaksınız?
Tabii ki kürsüye çıkıp “AKP’yi yıkmak isteyenler var. AKP’yi millet kurdu, millet… Siz kurmadınız, evvelallah yıkamayacaksınız, yıkamayacaksınız” gibi acıklı sözlerle kendinizi tehlikeler altında gösterip gölgelerle savaşacaksınız…
“Hortumları kesildi, açıklayacağım, komünist artığı bunlar, iftira atıyorlar” diye yumruğunuzla boşlukları döveceksiniz…
Marifetlerinizi halkın görmemesi için “O gazeteleri okumayın” çağrısı yapacaksınız…
Ama yargılanıp aklanmak için dokunulmazlığınızı bir türlü kaldırmayacaksınız…
Sizi dinleyen kalabalıkta biri çıkıp da küçücük bir soru sorarsa korumalarınız üzerine atılıp ağzını burnunu kıracak, hapse atacak.
Siz bu rejimin adına demokrasi diyeceksiniz… Ülkeyi bu hoyratlıkla yöneteceksiniz..
Peki nereye kadar?
Melih Aşık’ın 18.02.2009 tarihindeki milliyet’teki yazısından alıntıdır…
bugraugur.net'e hosgeldiniz Blogda bilgisayariniza ve size yararli programlar